|
Ağız ve Dişler Konuşmayı Nasıl Etkiliyor?
OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE İŞTAHSIZLIK 1. Okul öncesi dönemin en önemli özelliği daha önceki ve sonraki yaş gruplarına oranla büyümenin nispeten daha yavaş olmasıdır. Adeta geçici bir durgunluk dönemi denilebilir. Çocuk boy uzunluğu ve vücut ağırlığı artışı göstermeye devam eder, ancak hızı azalmıştır. Bu nedenle de, bu dönemde yeterli ve dengeli beslenemeyen çocuk anne-babanın dikkatinden kaçabilir. Yetersiz kilo artışı ve boy uzaması gerçekleştiği durumda bile dikkati çekmeyebilir. Ancak unutulmamalıdır ki, bu yaş grubu çocuklar da büyümeye devam ederler, etmelidirler.
2. Beslenme becerileri büyük ölçüde gelişmiştir. Bu yaş grubunda hemen her çocuk, sıvı-yarı katı ve katı besinleri sorunsuz tüketebilir hale gelmiştir. Ancak yine de pek çok çocukta söz konusu beslenme becerilerinin hala geliştirilmeye ihtiyacı vardır. Bunun için uygun besinlerle becerilerin geliştirilmesi desteklenmelidir.
3. Çocuğun bağımsızlığını ilan etmesi, kendi iradesini yaşamak arzusu çok dikkat çekicidir. Bu amaçla sevdiği-sevmediği yiyecekleri belirleme ve kabul ettirme dönemidir. Anne-baba çocuğun tercihlerine saygı duymakla birlikte, uygun zaman aralıklarıyla yeni besinleri teklif etmeli, çocuğun yeni besinleri denemesini sağlamalıdır. Burada baskı yapılmamalı, bu süreç doğal ortamlarda gerçekleştirilmelidir.
4. Bu yaş grubu çocukların bir diğer özelliği de öğrenmeye çok yatkın oluşlarıdır. Ancak, bu istek genellikle başkalarının davranışlarını izleme ve taklit etme özelliği taşır. Bu nedenle, çocuk olumlu etkilere açık olduğu kadar olumsuz etkilere de açıktır.
5. Erişkinlerin beslenme davranışlarını kopya etmeyi sever. Bu özellik olumlu yönde kullanılmalıdır.
6. Beslenme becerileri gelişmiş olsa da, sofra düzenin benimsetilebilmesi de bu yaş grubunun özelliğidir. Bu nedenle öğün saatlerinde aile ile birlikte sofraya oturmalı, beslenmenin sosyal ve kültürel niteliklerini öğrenmesi için gayret edilmelidir.
ARAŞTIRMALAR DİYOR Kİ... Yapılan bir araştırmada okul öncesi yaş grubu çocuklarının beslenme davranışları incelenmiş, aşağıdaki sonuçlar ortaya çıkmıştır: 1. Büyük bir kısmı günde 3 öğün beslenmeyi sürdürebilmektedir. Boy uzunlukları ve vücut ağırlıkları normal sınırlarda ise sakınca yoktur. 2. Bir kısmı öğün aralarında da ara öğün olarak bazı yiyecekleri tüketebilir. Eğer ara öğünde yedikleri ana öğünde besin tüketimini olumsuz etkiliyorsa kaldırılabilir. 3. Bir kısmı süte aşırı düşkünlük gösterirken, bir kısmı da süt ve süt ürünlerini yemeği reddeder. Bu durumda süt grubunda yer alan yiyeceklerden daha kolay tükettiği tercih edilmelidir. Bir diğer yaklaşım da sütü başka yiyeceklerin içinde tüketmesini sağlamaktır. Sütlü çorbalar ve sütlü tatlılar, dondurma bu amaçla kullanılabilir. 4. Ekmek yeme oranı oldukça düşüktür. Pilav, makarna, börek gibi ekmek değişimleri veya hamburger, pizza ve pide gibi ekmek içeren yiyeceklerin önerilmesi söz konusu olabilir. 5. Abur-cubur adı verilen yiyecek gruplarıyla tanışmışlardır ve tercih ederler. Belirli disiplin içinde ve özellikle de yemek sonrasında az miktarda yiyebilirler. 6. Fast-food grubuyla da bu yaş grubunda tanışırlar. Belirli disiplin içinde yemelerinde sakınca yoktur. 7. Tek yönlü şeker tüketimi eğilimleri çok belirgindir. Gerek besin değeri gerek diş sağlığı açısından tercih edilmez.
ANNE BABALARA ÖNERİLER - Her öğün için makul bir süre belirleyin. - Öğün kuralları oluşturun. - Daima az-makul miktarda porsiyonlar verin. - Sofradaki sohbet edin ve buna çocuğunuzu da dahil edin. - Masadaki davranışlarını sık sık övün. - Belirlenen kuralların üçüncü defa bozulması durumunda kuralları tekrar belirleyin. - Süre bitiminde yemeği sonlandırın. - Son yemeğini bitirmezse, tatlı ve kola vermeyin.
Çocuk Sağlığı Konusunda Doğru Bilinen Yanlışlar!
Çocuk sağlığı konusunda doğru bilinen yanlışları Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Beril Bayrak anlatıyor.
ANNE BABALAR! YEMEK YERKEN MİMİKLERİNİZE DİKKAT EDİN..
Okul öncesi dönem çocuklarının bir numaralı özellikleri taklitçi olmalarıdır. Yaşamlarında model olarak gördükleri kişileri direkt olarak taklit ederler. Bu kişiler genellikle kız çocukları için abla ya da anne iken erkek çocukları için de abi ya da baba olur. Zaman içinde de model olarak gördükleri kişileri yemek sofrasında taklit etmeye başlarlar. Bu konuda özellikle de ebeveynlerin mimiklerine dikkat etmeleri gerekmektedir. Yapılan çalışmalara göre bebekler daha yaşamın ilk aylarında bile karşısındaki kişinin mimiklerini taklit edebiliyor. Bunun çocuğunuzun daha bebeklik dönemlerinden itibaren beslenmeye, sofraya, farklı besinlere ilgisini çekmeli, bunu yaparken de hem mimiklerimize hem de kurduğumuz cümlelere dikkat etmeliyiz. Bir sebze yemeğini gördüğünde yüzünü buruşturan bir babası olan çocuğun da o yemeğe karşı belli bir süre sonra tepki oluşturduğu bilinmektedir. Peki, çocuklarda doğru beslenme bilincini oluşturmak için ne yapmalıyız?
-Kahvaltı en önemli öğünümüzdür. Bunu çocuklara öğretmemiz gerekir. Bunun için evde sabah uyanıldığında anne ve babanın kahvaltı sofrasına ilgisinin olması zaman içinde çocuğun kahvaltının gerçekten önemli olduğunu öğrenmesini sağlayacaktır.
-Yemekleri yerken güzel cümleler kurun. Örneğin “yumurta bizim için çok önemli bir besindir. Hayvansal kaynaklı olduğundan çok besleyicidir. Ayrıca ııımmmm çok lezzetli” gibi bir cümle kurmak çocuğunuzun yumurtaya karşı bakışını etkileyecektir.
-Yemek yerken yemeğin çok lezzetli olduğunu ve oldukça da faydalı olduğunu belli edecek mimik hareketleri yapın. Çocuğunuz belli bir süre sonra sizi taklit edecektir.
-Çocuğunuz bir yemeği yemiyor ya da sevmiyorsa belli aralıklar ile o yemeği yapın ve borcam içine koyarak sofraya getirin. Örneğin karnabahar yemeğini sevmeyen bir çocuğunuz var ise haftada 1 defa karnabahar yapın ve karnabahara alternatif 1 adet daha yemeğiniz olsun. Akşam yemeğinde sofraya karnabahar yemeğini getirin ve eşiniz ile kendinize karnabahar yemeği koyun. Çocuğunuza da teklif edin ancak büyük ihtimalle istemeyecektir. Asla ısrar etmeyin. Ona diğer yemekten koyun ve siz yemeğinizi yerken hem mimikleriniz ile hem de sözlerinizle yemeğin çok lezzetli olduğunu belli edin. Bir sonraki hafta yine haftada 1 gün karnabahar yemeği yapın ve aynı yolu izleyin. Çocuğunuzun belli bir süre sonra karnabahar yemeğinin tadını merak ettiğini fark edeceksiniz.
-Yemek yeme seanslarında çocuklarınızla asla inatlaşmayın. Unutmayın onların inadı sizinkinden üstündür ve inatlaşırsanız siz kaybedersiniz.
İşte bu şekilde birkaç stratejik davranış ile çocukların besinler hakkındaki düşüncelerini değiştirebiliriz. Kurulacak cümleler ve yapılacak mimikler ile çok daha sağlıklı beslenmeyi artık kendisi isteyen bir çocuğunuz olacaktır.
Sağlıkla geçirilecek hayatlar dileğiyle…
Başak Demirhan
ÇOCUKLARA ABUR CUBUR OLARAK MEYVE VE ÇEREZ YEDİRİLMELİ
ÇOCUĞUM HİPERAKTİF Mİ? Son yıllarda hiperaktif çocuk tanısının daha çok gündeme gelmesiyle, çocuğu biraz hareketli olan anne babalar hemen çocuk doktorlarına bu soruyla geliyorlar; Acaba çocuğum hiperaktif mi? Elbette, yeni yürümeyi öğrenmiş bebekler, okul öncesi çağdaki çocuklar gerçekten de çok hareketli olabiliyorlar. Durmadan, yorulmadan bir şeylerin peşinde koşuyorlar, bazen onları seyretmek bile bizi yoruyor! Ancak, bu hareketlilik ve merak genelde yaşlarına göre normal ve sağlıklı bir sürece işaret ediyor. Bu çocukların küçük bir bölümü ise, gerçekten Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu tanısı alacak çocuklardır. Bunun belirtileri genellikle 3-4 yaşlarda, akran iletişiminin başlamasıyla birlikte fark edilir. Erkek çocuklarda daha sık görülür. Okula başlamayla birlikte, okul başarısına da engel olarak dikkat çeker.
Eğer, çocuğunuzda bu belirtilerin çoğunu gözlemliyorsanız, çocuğunuz gerçekten de hiperaktif olabilir. Önce çocuk doktorunuza danışmalı, ardından da onun yönlendireceği şekilde psikolojik yardım almalısınız.
Her çocukta bu belirtilerin bir kısmı zaman zaman görülebilir, bu onun hiperaktif olduğunu göstermez. Ancak, ısrarla devam ediyorsa değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca; ailede yaşanan problemler, psikolojik stresler, hafif işitme kayıpları, görme bozuklukları, tiroid bezinin aşırı çalışması, demir eksikliği gibi bazı sorunlar da benzer tablolara yol açabilir.
Süt İçmek İstemiyor
Sebze Yemek İstemiyor
Hep Şekerli Şeyler Yemek İstiyor
Et Yemek İstemiyor
Çocuklarda diş fırçalama ne zaman başlamalıdır? Diş fırçası kullanımına ise çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra (ortalama 2,5 - 3 yaşında ) başlanması uygundur. Okul öncesi çocuklarda diş fırçalama için bir teknik uygulatmak çok zordur. Bu yaşlarda önemli olan, çocuğa diş fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklar diş fırçalarken çoğu zaman dişlerin görünen ya da kolay ulaşılan yüzlerini fırçalar. Oysa çürüklerin önlenmesi için dişlerin ara yüzleri ve çiğneyici yüzeylerini çok daha iyi temizlemek gerekir. Bu nedenle fırçalamadan sonra Anne-Babanın kontrolü iyi olur.
Diş Fırçalama Alışkanlığının Kazandırılması, Diş Fırçalama Eğitimi
Çocuğuma Diş Fırçalama Alışkanlığını Nasıl Kazandırabilirim?
Çocuğuma dişlerini günde kaç kez fırçalatmalıyım?
Karın Ağrısı
Kabızlık
Çocuğunuz kabız olduğunda kakasını daha sert ve seyrek yapar.Kısa bir süre için çocuğunuz kabız olursa kaygılanmayın.Bunun bir zararı yoktur.Müshil vermeyin, biberonuna şeker katmayın.Özellikle sıcak havalarda çocuğa bol bol su verin.Çocuğun lifti besinler tüketmesini sağlayın.Çocuğunuz kakasını yaparken ağlıyor yada acı çekiyorsa.Bezinde ya da iç çamaşırında kan lekesi varsa.Üç günden uzun bir süre kabızlık çekiyorsa doktorunuzu arayın.
İshalli Çocuğun Beslenmesi
Çocuğunuz Ek Gıda Alıyorsa Çocuğunuzu yemeye teşvik edin ve ona, günde en az 6 kez yiyecek sunun.
Çocuğunuzu İshalden Korumak İçin Ona ilk altı ay sadece anne sütü verin.Dokuz aylık olunca kızamık aşsısını yaptırın.
İshalli Çocuğun Anne ve Babasına Öneriler
İshal su kaybı nedeniyle öldürücü olabilen bir hastalıktı.İshalli olan çocuğunuzda su kaybını önlemek için su ve sulu gıdaları (kaynatılmış çorbalar)her zamankinden daha fazla verin.
Aşağıdaki durumlarda çocuğunuzu hemen bir sağlık kuruluşuna götürün; Belirgin susaması veya su kaybı belirtileri varsa, çocuğunuzun ishali üç gün içinde düzelmiyorsa, çok sık veya fazla miktarda kaka yapıyorsa, tekrarlayan kusmaları oluyorsa, yeme içmesi bozulduysa, kakasında kan varsa, ateşi yüksek ise.
DIŞ KULAK İLTİHABI
ORTA KULAK İLTİHABI Kulak zarının arkasındaki kulak boşluğunun iltihab kapmasıdır.Kulakta çocuğun uyumasını bile engelleyen aşırı ağrı, kulağını ovup ağlaması, ateş yükselmesi, işitme güçlüğü gibi belirtileri vardır.Kulağına termeforu ılık suyla doldurarak dayayın ve ya ılık bir havlu kullanın.Akıntı gelirse, akıntılı kulağın üzerine yatırınki akıntı kolay boşalsın.Soğuk havalarda çocuğunuzun kulaklarını sıcak tutarsanız, mentollü damla ya da pomatlar kullanırsanız burun tıkanıklığı giderilir ve kulağa geçmez.
ENFEKSİYONLAR Pamukçuk:Ağızda ve bağırsaklarda yaşayan bazı mantarların oluşturduğu enfeksiyondur.Ender olarak bağırsaklardan yayılıp anüs çevresinde pamukçuk geliştirirle.İlaçla iyileşir.Ağızdaki acıdan dolayı bebek yemeye isteksizdir.Dilde ve damakta silmekle kolayca çıkmayan sarı, krem renkli kabarık lekeler vardır.Bu durumda temiz bir mendille çocuğunuzun ağzındaki lekeli bölümleri silmeye çalışın, zorlamayın.Emziriyorsanız meme uçlarınızın mikrop kapmamsı için sürekli temizleyin.Mutlaka doktora gidin. Boğaz ağrsı:Boğazda kızarıklıkla birlikte görülen enfeksiyondur.Kızamık ya da kızamıkçık belirtisi olabilir.Yutkunmada güçlük, boğazda kızarıklık, hafif ateş, bezelerde şişme gibi belirtileri vardır.Çocuğunuza bol bol soğuk içecekler vermeli.Eğer bademcikler şişmişse bademcik iltihabı olabilir.Bu durumda ateş yükselir.Yine bol bol sıvı vermeniz iyi gelecektir. Öksürük:Boğaz ya da soluk borsundaki tahrişlere karşı gelişen bir tepki olabileceği gibi bir akciğer enfeksiyonunun belirtisi olabilir.Öksürük sırasında balgam gelirse çocuğun akciğerlerinde enfeksiyon bulunduğu anlaşılır.
Bebeğiniz 6 aylıktan küçükse ve öksürüyorsa çocuğunuzu uyutmayacak kadar şiddetliyse 3 gün geçtiği halde geçmemişse çocuk sık sık öksürüğe yakalanıyorsa doktorunuzu arayın. Bronşit:Akciğerlere giden hava yollarının iltihabıdır.Bronşitli çocuklar geceleri öksürük nedeniyle uyuyamazlar.Kaba öksürük, hafif hırıltı solunum, hafif ateş, burun akıntısı gibi belirtileri vardır.Çocuğunuzun öksürük nöbetleri sırasında balgam çıkarmasına yardımcı olmalısınız.Bol sıvı vermelisiniz.Yatarken başını biraz yükseltmelisiniz. Zatürre:Akciğerlerin iltihablanmasıdır.Bu hastalıkta solunum güçlüğüne yol açar.En çok bir yaşın altındaki bebeklerde görülür.Çoğu zaman bir hafta içinde bütünüyle geçer.Kuru öksürük, hızlı soluma, hırıltılı solunum gibi belirtileri vardır.Solunumu kolaylaştırmak için çocuğun yatağıan fazladan yastık koyarak başını yükseltmeli ve bol sıvı içirmelisiniz. Astım:Akciğerlere giden hava yollarının daralmasıdır.Solunumu zorlaştıran bir hastalıktır.Özelikle geceleri ve yoğun harekette belirir.Hırıltılı soluma vardır.Solumanın zorlaştığı zamanlarda gelen ciddi solunum güçlüğü nöbetleri olur.Çocuk sararı, terler ve dudaklar morarabilir.Nöbet geldiğinde çocuğunuzu sakinleştirmeye çalışmalı, doktorunuzun önerdiği ilaçları kullanmalı, kucağınıza oturtup hafifçe öne eğilmesini sağlamalısınız.Nöbetlerin ne zaman geldiğini kaydederek sebebini araştırın.Toz, hayvan kılı, kuş tüyü yastıklar, sigara dumanı sebepler arasında olabilir.Çocuğunuzun dili ve dudakları morarırsa.
Büyüme Ağrısı Nedir?
Büyüme Ağrsısı Tedavisinde Ne Yapılır?Çocuğa ve aileye olayın masum olduğu açıklanıp bilgi verilir.
Günümüzün Sorunu Obezite
Kusma ve İshalli Çocuğa Yaklaşım
|